Dünyada ve Türkiye'de Üstün Zekalılara Sağlanan Hizmetler

ÜSTÜN YETENEKLİLERE SAĞLANAN HİZMETLER NELERDİR?

“Belirli ölçeklerle üstün ve özel yetenekli olduğu kanıtlanan çocuklar için farklı olarak ne yapılabilir?” Sorusu akla gelmiş ve araştırmalara konu olmuştur. Normal bir çocuktan çok daha farklı bir yapıya sahip olan üstün ve özel yetenekli çocukların eğitiminin de farklı olmasının gerekliliği kanıtlanmıştır.

Üstün yetenekli öğrenciler, özellikleri nedeni ile kendi potansiyellerini geliştiren farklı eğitsel programlarla desteklenmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Buna paralel olarak, üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik programların desteklenmesi için bu öğrencilerin özellikleri ve kendine özgü ihtiyaçları hakkında ortak bir farkındalığın ülke genelinde oluşması gerekmektedir. Üstün yeteneklilerin normal bireylerden farklı olarak sahip oldukları özelliklerinin bilinmesi, bu bireylere yönelik politikaların oluşturulması açısından da önem arz etmektedir. Üstün yetenekli çocuklar yukarıda belirtilen özelliklere ve bunları geliştirebilecek potansiyele sahip bireylerdir.

ABD’de bazı üniversiteler bünyesinde araştırma, eğitim etkinlikleri ya da öğretmenlere hizmet içi eğitim sunan merkezler vardır. Bunlar arasında Connecticut Üniversitesinin CONFRA- TUTE (zenginleştirme tabanlı farklılaştırılmış öğretim üzerinde uzun soluklu yaz enstitüsü) Programı, Perdue Üniversitesinde GERI (Gifted Education Research Institute-Üstün Yetenekliler Araştırma Enstitüsü), College William & Mary’de “Center for Gifted Education” (Üstün Yetenekliler Merkezi), Washington’da “Center for Capable Youth” (Yetenekli Gençler İçin Merkez) sayılabilir. ABD’de okulların ve merkezlerin yanı sıra ana-babaların oluşturduğu destek grupları, dernek ve va- kıflar da üstün yeteneklilere yönelik yaz okulları, “mentor” larla çalışma ve zenginleştirme program- ları gibi etkinlikler düzenlemektedir. Bu tür kuru- luşların önde gelenleri arasında “Council for Exceptional Children” (Üstün Yetenekli Çocuklar Konseyi), National Association for Gifted Children (Üstün Yetenekli Çocuklar Derneği) ve MENSA (Latince’de “masa” anlamına gelen Mensa toplu- luğu, tüm üyelerin eşit söz hakkına sahip olduğu yuvarlak masa toplantılarından almaktadır) bulunmaktadır. ABD’deki Ulusal Üstün Yetenekliler Araştırma Merkezi, ülke çapında politikalar geliştirme, kuramsal ve uygulamalı araştırmaları desteklemek ve yönlendirme; bilginin toplanmasını, işlenmesini ve yayın yoluyla dağıtımını sağlama, öncü ve deneysel uygulamalara fırsat verme gibi işlevlerinin yanı sıra, üstün yeteneklilere yönelik zenginleştirme etkinlikleri de düzenlemektedir.

İsrail, dünyada üstün yetenekli dahi çocukların eğitimine en geç başlayan (1970’lerde) ülkelerden biri olmasına rağmen, günümüzde üstün zekâlı dahi çocuklara en iyi eğitimi veren ülkedir. İsrail Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Ulusal Üstün Zekâlılar Birliği” kurulmuş ve ülke genelinde farklı nitelikte programlar geliştirilmiş ve başlatılmıştır.

Bu programlar İsrail üniversiteleri tarafından da desteklenmiştir. Üstün zekâlıların eğitimi için; okuldan sonra ek faaliyetler, haftalık zenginleştirme programları, özel donanımlı okullarda özel sınıflar uygun hâle getirilmiştir. İsrail’de ülke çapında yapılan tanımlama aşamasından sonra nüfusun %1’lik dilimine giren çocuklar özel donanımlı okullarda özel sınıflarda eğitim görmeye başlarlar. Ülkede %3’lük dilime giren çocuklar ise okul sonrası ek çalışmalar ve zenginleştirme programlarına katılırlar. Yetenekli öğrenciler testlerden yüksek puan alamasalar da sahip oldukları yeteneklerden dolayı BOYER okullarına alınabilmektedirler. Kudüs’te OFEK ismi ile bilinen çok özel bir dâhiler okulu vardır. Bu dâhiler okulunda seçilmiş profesörler ders vermektedir. Öğrenciler not tutmadan, zekâ ve mantık jimnastiği yaparak ve yaşayarak öğrenmektedirler. Genetik ve teknolojiye de bu okul- larda çok önem verilmektedir. Üstün yetenekli çocukların eğitimleri okul öncesi dönemden başla- yıp lisede devam etmektedir. Bunlardan birincisi; Kudüs’teki Boyer Okulu, ikincisi ise İsrail savunma kuvvetlerinin özel projesidir. Otuz yılı aşkın süredir özel eğitim veren Boyer Okulu özellikle üstün yeteneklilere ve uygun sosyal çevrede yetişmemiş gençlere eğitim sağlamaktadır. İkincisi ise İsrail’de lise 1. Sınıftaki tüm öğrenciler arasından az sayıda üstün yetenekli ve yaratıcı genç erkekler seçilerek oluşturulan programdır. Bu öğrenciler için özel okullar ve müfredatlar oluşturulmuştur ve iki yıl süren hızlandırılmış akademik programa alınmak- tadırlar. Eğitimler üniversite hocaları tarafından verilmektedir. Yoğun eğitim programı boyunca bu genç erkekler orduda yer almakta, eğitilmekte ve ileriki yıllarda ordunun bilimsel araştırmalarında yer almaktadırlar. Dünyaca ünlü İsrail gizli servisi Mossad ajanları da bu gençler arasından seçilmek- tedir. İsrail’de sadece üstün yetenekli çocuklar değil, bu çocukların aileleri de eğitilmekte, yasal olarak özel koruma altına alınmaktadır.

Ülkemize bakıldığında da tam tersi bir du- rumla karşılaşılmaktadır. Tarihte küçük yaşlardan itibaren özel yeteneklere göre eğitim veren Enderun okullarını kuran ilk ülke Osmanlı İmparatorluğu olmasına rağmen, günümüzde tam olarak somut ve çözüm odaklı adımlar atılamadığı görülmektedir.Günümüzde üstün yetenekli bireylerin eğitimini Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) üstlenmiştir. Ülkemizde herhangi bir eğitim kurumunda eğitim gören çocukları tanılamaya yönelik işlemler il veya ilçelerde bulunan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), kamu veya özelde bulunan psikologlar tarafından yapılmaktadır.

Türkiye’de BİLSEM’ler, Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Genel Müdürlüğüne bağlı olarak açılan, örgün eğitim kurumları dışında faaliyet gös- teren merkezlerdir. İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarına devam eden üstün ve özel yetenekli öğrencilerin yeteneklerini geliştirmek ve kapasitelerini en üst seviye çıkarmak, bu yeteneklerini kullanmak amacıyla kurulmuştur. Buradaki öğretmenler, serbest olarak, kendilerince önemli olan farklı durumları gözeterek, bazen çocuklardan gelen istekler doğrultusunda etkinliklerini ve amaçlarını oluşturmaktadırlar. Hazır ya da taslak bir etkinlik programları yoktur.

Türkiye’deki özel vakıfların üstün zekâlı çocukların eğitimi için kurmuş olduğu biri ilköğretim (Yeni Ufuklar Koleji), diğer ikisi  ortaöğretim (Özel Anafen Okulları, Özel İnanç Vakfı Lisesi, Özel Coşku Koleji) ve bir anaokulu (Petek Anaokulu) bulunmaktadır. 1964 yılında bilim adamı ve araştırmacı yetiştirmek amacıyla kurulduğu belirtilen Ankara Fen Lisesi ve daha sonra açılan diğer fen liseleri, kadrolarının ve öğrenci seçim sisteminin sürekli değişmesinin yanı sıra donanımlarındaki eksikliklerden dolayı, kuruluşlarındaki amacına yönelik hizmetleri yok olduğundan, üstün yetenekli çocuklara eğitim veren kurumlar olma özellikleri tartışılabilir konuma gelişmiştir.

Üstün yetenekli çocukların eğitimiyle ilgili öğretmenlerin seçiminde dünyadaki ülkeler incelendiğinde, öğretmen eğitimlerinin nasıl olması gerektiği hususunda görüş ve uygulama birliği bulunmadığı belirlenmiştir. Örneğin; ABD, Kanada, İsviçre, İsveç ve İsrail’de üstün yetenekli öğrencilerle çalışacak öğretmenlerin eğitimine lisans düze- yinde başlanırken; Avustralya, Çin, Tayvan, Hollanda, İngiltere ve Rusya’da lisans eğitiminden sonra başlanmaktadır. Lisansüstü programlar ABD, Kanada, Avustralya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde mevcuttur. Yukarıda sıralanan ülkelerin hepsinde öğretmen yetiştirilirken seminer veya sertifika programlarına başvurulmaktadır. Öte yandan, İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa, Belçika, Hırvatistan, Polonya, Danimarka ve Yunanistan’da ise üstün yetenekli öğrencilerin öğretmenlerinin eğitimine yönelik özellikli herhangi bir çalışma saptanamamıştır. Türkiye’de lisans eğitimi olarak Biruni  Üniversitesi,  İstanbul  Aydın  Üniversi-  tesi, İstanbul Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesinde “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği” bölümü bulunmakta, ancak buradan mezun olanlar yine sınıf öğretmeni olarak atanabilmektedir. Lisansüstü düzeyde eğitim ise İstanbul ve Anadolu Üniversiteleri bünyesinde sürdürülmektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının öğretmenliği seçimi sonrası  göreve başlamadan once üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi konusunda sistematik olarak sunulan uzun veya kısa dönemli herhangi bir eğitim programı bulunmamaktadır. Aynı durum, sertifika programları için de geçerlidir.

Bunların yanında, seçerek öğrenci alan özel ilk ve ortaöğretim kurumlarında bu çocuklara yönelik olarak Zenginleştirilmiş Eğitim Programı (ZEP) adı altında kulüp faaliyetleriyle çocukların özel yeteneklerine göre ilgilenilmekte, yurt içi ve yurt dışında yapılan olimpiyatlara katılımları desteklenmektedir.

Sonuç olarak, kamu ya da özel olarak eğitim veren bu yerlerin sayısında giderek artış olsa bile, özellerin ücretli olması düşünüldüğünde, her çocuğun bu imkânlardan faydalanmakta eşit olanaklara sahip olmadığı düşünülebilir.



  FACEBOOK YORUMLARI