Üstün Zekalı Yeteneklilerin Tanılanmasına Yönelik Öneriler

Üstün Zekalı Yeteneklilerin Tanılanmasına Yönelik Öneriler genellikle hemşirelere,doktorlara,eğitim fakültesi öğrencilerine üstün zekalılar eğitimci eğitimi verilmesi gerekmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihte ilk olarak kurduğu Enderun okullarında olduğu gibi okul öncesi dönemden itibaren bu çocukların tanılanması, bunun ülke genelinde zorunlu ve devletin kontrolünde yapılan ülke politikası hâline getirilmesi önerilebilir.

Çocukların hastalandıklarında ilk olarak aile hekimliğine başvurdukları düşünüldüğünde, burada çalışan doktor, hemşire veya ebeye üstün zekalı yetenekli çocukların özellikleri ve tanılanmasına yönelik hizmet içi eğitimler verilmelidir. Sağlık Bakanlığının bağışıklama programlarını desteklediği gibi, gelişimsel testlerin yapılmasını da desteklemesiyle anormal gelişim özelliği gösteren çocukların (otistik, zihinsel engelli, üstün yetenekli) erken dönemde saptanarak tanılanması, ileri testlerin yapılması için RAM’a, BİLSEM’lere yönlendirilmeleri sağlanabilir.

Çocuklara bakım veren çocuk servisleri, yetiştirme yurtları, yatılı bölge okullarında çalışan hemşirelere zaman zaman hizmet içi eğitimler verilmelidir.

Çocukların saptanmasında “özel bir ekip” oluşturularak diğer ülkelerde kullanılan testlerin bizim kültürümüze göre düzenlenerek geçerlilik ve güvenirliliklerinin yapıldıktan sonra uygulanması sağlanabilir.

Üstün zekâlılık yeteneklilik tek bir testle değil, çok çeşitli ölçme araç-gereçleri kullanılarak saptanmalıdır.

TOPLUMSAL ÖNERİLER

Toplumumuzda bazı kişiler böyle çocukların eğitilmesiyle ülke yararı için neler yapılabileceğinden habersiz olduğu gibi, %2’yi oluşturan bir nüfus için çalışmaları gereksiz de görebilmektedirler. O nedenle toplumsal farkındalığın oluşturulması, sık sık gündeme getirilmesi, diğer ülkelerdeki çalışmalardan bahsedilmesi önem arz etmektedir.

Ülke genelinde kamu spotu reklamları, sosyal medya, televizyon programlarında üstün zekalı yetenekli çocuklara değinilerek toplumun farkındalığının artırılması ve geliştirilmesi sağlanabilir.

Bu çocukların eğitimleri, yapacakları projeler ve araştırmalarda maddi desteğin sağlanmasına yönelik sosyal kampanyalar düzenlenebilir.

AİLELERE YÖNELİK ÖNERİLER

Üstün zekalı yetenekli bir çocuğa sahip olduğunu öğrenen ailelerde ilk etapta şok etkisi yaşanabilmektedir. Bundan sonra çocuklarına nasıl davranacaklarını, nasıl eğitim aldıracaklarını bilememekte ya da hiç ilgilenmeyebilmektedirler. Bazı aileler bu durumu fazlasıyla abartıp, çocuklarından daha fazla beklenti içine girip, her konuda ondan başarı bek- leyebilmekte, çocuklarının ailedeki yönetimi ele geçirmesine izin verebilmektedirler. O nedenle ailelerin eğitimi önem arz etmektedir.

Devletin engelli kapsamına giren çocuk ve ailelerine sağladığı maddi destekler (eğitim-öğretim ücreti, servis ücreti, özel merkezlerden faydalanma) üstün yetenekli öğrencilere de sağlanabilir. Bu konuda ailelerin devletin sunması gereken bu hizmetlerin farkında olması ve faydalanması sağlanabilir. Böylece çocukların eğitimine yönelik olarak gerekli materyal, özel eğitim imkânlarından faydalanmaları sağlanabilir.

Üstün yetenekli çocuğa yönelik ailelerin birbirleriyle iletişim kurabilmeleri ve sorunlarına çözümler üretilebilmesi için çocuk derneklerinin, web sayfasının ve üniversitelerin aktif destek vermeleri sağlanabilir.

Bu çocuklar için kamu okulları bazında sadece BİLSEM’lerin varlığı düşünüldüğünde, bu çocuklara yönelik özel olarak ilgilenen özel kolejlerde de eğitim alabilmeleri adına devletten ayrıca maddi destek almaları sağlanabilir.

Üstün yetenekli çocukların ailelerine, farklılığa uyumunu kolaylaştıracak, hem çocuğun hem de ailenin gereksinimlerini karşılamaya yardım edecek ve ailelerin karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmalarını kolaylaştıracak devlet desteğiyle yardımlar (psikolog desteği, eğitim seminerleri vb.) almaları sağlanabilir.

YASAL DÜZENLEMELERE YÖNELİK ÖNERİLER 

Diğer ülkelerde olduğu gibi üstün yetenekli olan öğrencilerin sınıf atlama, okulu erken bitirme, üniversitelerden özel yeteneğine ilişkin olarak ders alabilmenin yasal olarak yolları açılabilir ve bu doğrultuda eğitim-öğretim yönetmelikleri düzenlenebilir.

Üstün yetenekli çocuklara yönelik olarak okul öncesi dönemden itibaren kapsayan eğitim-öğretim müfredatları geliştirilebilir. Bunun için de bu alanda uzmanlığı olan kişilerin yer aldığı bir ekip oluşturulabilir.

Bu çocuklara özel hazırlanmış, gelişimlerinin önünü açacak eğitim alabilecekleri okul öncesin- den üniversiteye kadar devlet ve özel okulların açılmasıyla ilgili yasalar düzenlenebilir.

BİLSEM’lerde çalışacak öğretmenlerin istihdamında, “Üstün Zekâlılar Öğretmenliği Bölümü”nden mezun olanlara öncelik verilmelidir. Çalışan öğretmenlerin en son gelişmeler doğrultusunda, sık sık hizmet içi eğitimlere tabi tutulması zorunluluk hâline getirilmelidir.

Ülkemiz genelinde üstün yetenekli çocukların bir araya gelip kaynaşmaları, ortak projeler üretebilmelerine yönelik, düzenli olarak yaz kampları programlarının desteklenmesi için yasal olarak fonlar ayrılabilir. Çünkü ülkemizde yapılan bu kamplar ücretli olup, sadece ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocukları faydalanabilmektedir.

Bu çocuklara sahip olan ailelerin “çocukların özellikleri, değerler eğitimi, baş etme mekanizmaları vb. gibi” pek çok konuda bilinçlendirilmelerine yönelik devletin zorunlu politikası hâline getirilerek, bu eğitimlere katılımları takip edilebilir. Yurt dışında bazı ülkelerde çocuğun ve ailenin eğitimlere katılımı zorunludur ve katılıp katılmadıkları takip edilmektedir. Çünkü pek çok aile bu çocuklara yaklaşım konusunda çok duyarsız davranabildiği gibi, evin yönetiminin tamamen merkezine de alabilmektedir.

Engelli kapsamına giren çocukların eğitimiyle ilgili özel kurumların devlet tarafından desteklendiği gibi, üstün yetenekli çocuklara yönelik özel kurumların da desteklenmesi sağlanabilir. Böylece yetenekli çocukların eğitimiyle ilgilenecek özel kurumların açılmasının önü açılmış olur.

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNE YÖNELİK ÖNERİLER

Üstün yetenekli çocukların eğitiminde Yüksek Öğretim Kurumu işbirliği içerisinde, bu çocukların olduğu BİLSEM, fen liseleri, özel veya kamu okullarında öğretim üyelerinin de ders vermeleri ve ortak proje yapmaları desteklenebilir.

Bu çocuklar için ana-babaları ve okul-aile birliği ile ilişki kurup özel ders ya da en yakın üniversiteden ders alabilmelerinin yollarının açılmasında, Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelikleri yeniden gözden geçirilebilir.

Çocuklarla ilgilenen meslek dallarının eğitim müfredatlarına üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik konular eklenmelidir.

Sınıf öğretmenlerine üstün yetenekli çocukların özellikleri, eğitimleriyle ilgili hizmet içi eğitimler verilmeli, uygulamaya yönelik projeler yapmaları desteklenmelidir.

Üstün yetenekli öğretmenlerine uzmanlık belgesi veren “European Council for High Ability (ECHA)” sertifikalarına sahip olmaları sağlanabilir.

Tanılama işlemlerinin yapıldığı RAM, BİL-SEM’lerin maddi olarak desteklenmesi (araç-gereç, malzeme, materyal vb.) sağlanmalı ve sık sık işlerliği bakımından denetlenmelidir. Ülkemizde bilimsel çalışmalar yönünden aktif olan TÜBİTAK ile iletişim kurmaları, bu kurumların da fonlar ayırmaları desteklenmelidir.

Çocukların eğitim gördüğü bütün okullarda hemşirelerin de istihdam edilmesiyle, okul sağlığı hemşireliği hizmetleri kapsamında, bu özellikleri gösteren çocukların erken tanılanmasından ailelerin yönlendirilmesine kadar pek çok faaliyetlerin (eğitici, danışmanlık vb.) multidisipliner bir ekip anlayışıyla yürütülmesi sağlanabilir.Üstün Zekalı Yeteneklilerin Tanılanmasına Yönelik Öneriler hayati bir öneme sahiptir.



  FACEBOOK YORUMLARI