Bebeklerde Dil Gelişimi 0-12 Aylar

Çocuğunuzun eğitiminin ilk adımının dil öğrenmek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Dil öğrenme sadece çocuk için değil yetişkinler için de üst düzey beyin aktivitesi ve beyin gelişimiyle doğrudan ilişkilidir.
"Çocuklarla konuşma biçimimiz onların iç sesi haline gelir" Peggy O'Mara
Erken başlamak çocuğunuzun gelişimi için yapabileceğiniz en iyi şeydir.

Bebeğiniz konuşmayı nasıl öğrenir?

Bebekler büyük ölçüde çevresinde iletişim kuran insanları gözlemleyerek konuşmayı öğrenir. İlk sesi duymalarından ilk "baba-anne" kelimelerini söylemeye kadar sürekli bir öğrenme sürecidir. Bebeğinizin gelişimine katkıda bulunmak istiyorsanız onun doğal gelişiminin zamanlarını bilmek ve tutmak çok önemlidir.
Size kolaylık olması açısından bebeğin 0-1 yaş arasındaki dil ve konuşma gelişimindeki ana olayları açıklayan bir tablo hazırladık.

Bebeğinizin (0-1 Yaş) Dil ve Konuşma Gelişiminde Dönüm Noktaları

Ay

Dil Gelişimi

Konuşma Gelişimi

Doğum

· Çevresindeki seslerin farkındadır.

· Konuşmaları dinler ve ani seslere ağlayarak tepki verir.

· Acı veya mutluluk anında ses çıkarır.

0-3 Aylar

· Konuştuğunuzda size döner ve sizin sesinize gülümser.

· Rahatlatıcı seslere tepki verir.

· Aynı sesi sürekli tekrar eder.

 

4-6 Aylar

· Sesinizin tonundaki değişime örneğin hayır demenize tepki verir, ses çıkaran oyuncaklar veya diğer aletler ilgisini çeker.

· Oynarken

· Oynarken agu gibi sesler, konuşurken babıl sesleri çıkarır.

· Birşeyi isterken ses veya mimikler yapar.

7-12 Aylar

· Kendisine konuşulduğunda dinler ve döner, ismi söylendiğinde bakar, aşina olduğu şeylerin isimlerini bilir (baba, araba), isteklere tepki verir.

· Ünlü ve ünsüz harfleri kullanmayla birlikte babıldama sesi değişir.

· İlk kelimelerini net olmasa da çıkarmaya başlar.

0-1 Yaş Aralığındaki Bebeğinizin Konuşma Becerisinin Gelişimi

Bebeğinizin öğrenmesine yardımcı olmada uygulayabileceğiniz bazı teknik ve uygulamalara göz atalım. Size bu konuda 3 teknikten bahsedeceğiz.
Size tanıtacağımız bu teknik ünlü bilim insanları tarafından 10 yıllarca çalışma sonucu keşfedilmiş bilgilerdir.
Teknikler ve dayanakları şu şekildedir:
Teknik 1: Çocuğunuzu İhmal Etmeyin
Diğer canlılar gibi bebeğiniz de belli bir tarzda stresle başa çıkma yeteneğiyle dünyaya gelir. Çocuğunuz açlık hissettiği zaman ya da altının değişmesi gerektiğinde, vücudu otomatik olarak bunu tehdit olarak algılar. Stres mekanizması kan basıncını ve kanın akış hızının artmasına sebep olur. Bu ise bebeğiniz yüksek sesle ağlamasına ya da inlemesine neden olur. Bu inilti süt ihtiyacı, altının değişmesi ya da biraz kucaklanmak ihtiyacını işaret eder. Ne kadar yakın zamanda ilgi gösterilirse, bebeğin stres hormonu o kadar az üretilir. Günlük etkili olarak çocuğa ilgi gösterilirse, bebeğin beyni kalıcı ve uzun süren bir şekilde stresle baş etmeyi öğrenir. Ancak onu ihmal eder ya da önemsemezseniz, o da ağlamaya başlar.
Bu ise zamanla bebekte tükenmişlik, içine kapanma ve geri çekilme hislerini doğurur. Bir bebeğin beyni, bebek ihmal edildiğinde zararlı ve farklı bir şekilde gelişim gösterir.

2017 | sozel becerileri cocugunuzla konusun | Küçük
Bilimsel Bir Çalışma: Romanya'da bir grup bilim insanı yeni doğan bebekler üzerinde uzun soluklu bir araştırma yürütmüşlerdir. Amaçları ihmal etmenin veya sürekli uygun ilgiyi göstermenin yokluğunun etkisini anlamak ve bunu analiz etmekti.
Araştırma 3 grubu kıyaslamaktadır:
1. Dadının baktığı yetimhanedeki bebekler
2. Evlatlık edinilmiş bebekler
3. Öz anne-babası tarafından bakılan bebekler
Sonuçlar şu şekildedir: Yetimhanedeki bebekler gelişimsel problemler yaşamakta, diğer gruplara göre daha yavaş zeka gelişimi göstermekte ve duygusal ilişki kurmada zorluk yaşamaktadırlar.
Beyin görüntüleri ve diğer testlerden elde edilen verilere göre yetim olan çocukların beyni daha az aktivite yapmaktadır.
Bu ise ihmal edilen yeni doğanların beyin yapılarının kötü yönde değiştiği anlamına geldiği gibi ayrıca çeşitli olumsuz duygusal sonuçlar yaşadıklarını da göstermektedir. Her ikisi de en kötü bulgu değil.
Daha kötüsü eğer bu ihmal etme bebek 2 yaşına basana kadar devam ederse bu zararlı etkiler geri alınamaz ve kalıcı olacaktır.
Sonuç olarak dil gelişimi ve konuşmanın temeli çocuğunuza mümkün olduğu kadar ilgi ve şefkat göstermenize dayanmaktadır.
Çocuğunuza sevginizi göstereceğiniz, onu ihmal etmeyeceğiniz bazı yöntemleri sizlerle paylaşıyoruz:
1. Unutulmaz Olumlu Tepkiler
Bebeğinizin gününün bir öpücük, sarılma veya ninni ile başlaması onların gün boyu sakin, huzurlu olmasını sağlar. Yeni doğan bebekler şarkıları ve reklam müziklerini çok severler. Neşeyle şarkı söylemek, göz teması ve gülümseme bebeğin sevildiğini hissettirir.
2. Sarılma ve Öpmede Cömertlik
Sürekli sarılma ve öpme bebeğin sevildiğini ve ona ilgi duyulduğunu gösteren çok basit bir yoldur. Bunun ayrıca stresli yetişkinlere de terapi gibi olduğu kanıtlanmıştır.
3. Yatak Zamanı Alışkanlıkları
Uyku zamanı, çocuğunuzla biraz zaman geçirin. Hikaye okumak, ninni söylemek, karanlıkta fısıldamak ve bebeğinizi sırtını sıvazlamak gibi şeyler onun rahatlamasını, güvende hissetmesini ve uykuya daya iyi dalmasını sağlar.
4. İlginizi Az Erteleyin
Bebeğiniz ağladığında ya da ses çıkardığında, onu ilk başta hemen ilgiye boğmayın. Her an gösterilen sürekli ilgi çocuğun bağımlı olmasına ve öz güveninin düşük olmasına yol açar. 30 saniye ile 1 dakika arası bir erteleme yapın, geciktirin. Bu zamanla çocuğunuza sabrı öğretir, uzun vadede ise bağımsız olmayı öğrenmesine sebep olur.
2. Teknik: Bebeğinizle Çok Fazla Konuşun
Bebeğinizle konuşmak kulağa anlaşılması kolay ve basit gelebilir. Son araştırmalar doğumdan 8 ay süre içerisinde bebeklerin günlük konuşulan kelimeleri hatırlarında tutma yeteneklerinin olduğunu göstermektedir.
Bir araştırmada 2 grup üzerinde çalışılmıştır:
a) 8 aylık bebeklere 10 gün boyunca günlük 3 tane hikaye okunmuştur.
b) Yine başka bir grup 8 aylık bebeklere hikaye okunmamıştır.
2 hafta aradan sonra, her iki grup bebeklerin kelimeleri listelenmiştir:
a) Hikayede geçen kelimelerin listesi.
b) Hikayede olmayan kelimelerin listesi
Hikaye dinleyen bebek grubu önemli ölçüde hikayenin kelimelerini de dinlemiştir. Bu 3 hikayeyi dinlemeyen bebek grubu bu her iki listeden özel olarak bir kelime öğrendikleri görülmemiştir.
Bulgular şunu göstermiştir: Doğumundan 8 aya kadar bebekler günlük konuşulan kelimeleri uzun süreli  kaydetmektedirler. Kelimelerin uzun vadeli depolanması öğrenilen bir dilin temel yapısını inşa etme görevini görür.
Peki bu bilgiyi nasıl kullanabilirim?
Bu bilgiyi çok farklı şekillerde bebeğiniz için kullanabilirsiniz. Bebeğiniz hoşlandığı birşeyi yaparken onunla yüksek sesle konuşabilirsiniz. Örneğin;
a) Markete giderken ona çeşitli ürünleri tanıtabilirsiniz.
Ben çeşitli ürünleri çocuğuma tanıtırım. Renk, boyut ve şekil gibi özelliklerden bahsederim. Mesela; "Bu senin sevdiğin mısır gevreği, bakar mısın ne kadar da büyük!" "Market arabamız dolmuş, ne yapacağız tatlım?" Çocuğunuzu evde otururken karşılaşamayacağı farklı yerler ve kelimelerle tanıştırın.
b) Ona en sevdiğiniz şarkılarınızı söyleyebilirsiniz.
c) Düzenli olarak ona kısa hikayeler okuyabilirsiniz.
d) Gündelik işer yaparken onunla konuşarak dinleme becerisini geliştirebilirsiniz.
Ona yemek yedirirken, banyo yaptırırken, elbise giydirirken hikayeleştirmeler yapmanız belli kelimeleri ilişkilendirme ve öğrenmesine yardımcı olur. Elbette birşeyleri yapmak için birden fazla yol vardır.
3. Teknik: Resimler ve Görselleştirme
Çeşitli pediatri (çocuk hastalıkları) toplulukları 1 yaşından küçük bebeklere kitap okunmasını önermektedir. Kitap okuma faydalı bir öneri olsa da, okunacak kitapların türünün de belirlenmesi önemlidir.  Yeni doğan bebekler belli şeylere dikkatlerini 90 saniyeden fazla veremezler. O zaman farklı özelliklere sahip resimleri olan kitapları okumak daha uygundur. Farklı özellikleri olan kitaplar çocuğun odaklanması için yeni ve ilginç şeyler sunar.
Örneğin farklı hayvanları gösteren fonksiyonlu bir kitapta olan bir fare resmine dokununca, bir maymunun sesini çıkarınca çocuğunuz çok zevk alacaktır.
Yukarıda verdiğimiz örnekten hareketle siz de farklı fonksiyonları olan kitaplar tasarlayabilirsiniz. Bu etkileşimin başarılı olmasında okuyucun vücut dili ve mimikleri de çok önemli role sahiptir. Okurken kitaptan zevk alırsanız, çocuğunuzun o kitabı ilginç bulması muhtemeldir.

Anne-Baba Olarak Ne Yapabilirsiniz?

Sesinizin tonunu değiştirin (farklı karakterler için farklı tarz, hikayedeki olaya göre uyarlama, hikayeyi fiziksel olarak canlandırma, rol yapma) İyi bir hikayeden öğrenilecek olumlu mesajlar her zaman vardır. Bu tarz basit tekniklerle uzun vadede çocuğunuzun görsel yeteneğini geliştirebilirsiniz. Bir kaç ay sonra resim olmadan hikayelere geçiş yaptığınızda, onun hayal gücünü geliştirmek için sadece resimli hikayelere bağlı kalmayıp ayrıca resimsiz hikayelerde geçen kelimeleri görselleştirecektir.
Sonuç olarak:
Bebeğiniz umduğunuzdan daha zekidir. Anne-baba olarak hayal gücümüzün ötesinde öğrenirler ve nesneleri, olayları algılarlar. Bebeğinizin yeteneklerini hiç bir zaman küçümsemeyin! Bu ise tamamen bebeğinizin daha iyi öğrenmesine yardım edecek olan teşvik ve desteğinize bağlıdır. Sonuç olarak şunu da diyebiliriz; bebekler 1 yaşından önce çok daha hızlı öğrenirler.
O zaman çocuğunuza bir şey öğretmek için çok erken olduğunu düşünmeyin. Bu fırsatı değerlendirin ve ona mümkün olduğunca birşeyler öğretin.

YA ÇOCUĞUNUZ ÜSTÜN ZEKALIYSA?

ONLİNE TESTİMİZLE ÇOCUĞUNUZUN ZEKA POTANSİYELİNİ KEŞFEDELİM.

www.zekatesti.com.tr

ZEKA GELİŞTİREN KİTAPLAR İÇİN TIKLAYIN

ZEKA GELİŞTİREN ZEKA OYUNLARI İÇİN TIKLAYIN



  FACEBOOK YORUMLARI