Eleştirel Düşünme

Günümüz eğitiminde en fazla karmaşık düzeyli düşünme nedir ve nasıl öğretilir konuları üzerinde durulmaktadır.  Düşünme üzerinde büyük ölçüde odaklaşma  çok eski yıllara dayanmaz.  1970’li ve 80’li yıllarda düşünme becerilerinden ziyade, daha çok temel becerilerin geliştirilmesine önem verilmekteydi. 90’lı yıllardan sonra ise, dikkatler eleştirel  düşünceye   çevrilmiştir.

Düşünen Sınıfı Yaratma
Hem içeriği hem de düşünme becerilerini birlikte başarıyla nasıl öğretebiliriz.    
Bu iki şekilde olur: Robert Ennis düşünme becerilerini ayrı bir kurs olarak öğretme şeklinden  Genel Yöntem ve içeriği  düşünme becerilerini de devreye katarak öğretim şeklinden ise Ekleme (Daldırma) Yöntemi (Immersion Method) adı altında söz eder.  Genel Yöntemde düşünme becerisinin adı verilir ve bu beceri her hangi bir içeriğe bağlı olmadan doğrudan öğretilir. Örneğin, anlam-sonuç çıkarma becerilerinin öğretilmesi söz konusu ise, bu becerinin tanımı yapılır ve öğrencilere bu beceriyle ilgili alıştırma yapma imkânı sağlanır.  Becerinin öğrenilmesini engellememesi için, zor veya akıl karıştırıcı içerikten uzak durulur.  Buna karşıt olarak, Ekleme (Daldırma) Yönteminde öğrenciler kurtuluş savaşını inceliyor ve sonuç-anlam çıkarma becerilerini geliştiriyor olabilirler.  Bu konuyla ilgili öğrenciler gerçekleri öğrenirler ve sonra da bu gerçeklerden sonuç çıkarırlar.
Her iki yaklaşımın temel özellikleri aşağıdaki çizelgede  verilmektedir:


Düşünmeyi Öğretme Yöntemleri
 
Genel Yöntem
•    Düşünme ayrı bir beceri olarak öğretilir.
•    Hangi beceri veya süreç üzerinde çalışılacağı öğrencilere açıklanır.
•    Düşünce becerisi öğretilirken kullanılan içerik, müfredat programıyla ilişkili değildir.
•    Düşünme sürecini engellememesi için, içerik çok basit tutulur.

Ekleme  (Daldırma) Yöntemi
•    Düşünme sınıfta okutulan derslerin bir parçası olarak öğretilir.
•    Hangi beceri veya süreç üzerinde çalışılacağı öğrencilere açıklanmaz.
•    Düşünce becerisi  öğretilirken kullanılan içerik, müfredat programının bir parçasıdır.
•    Dersin düzenlenmesinden genellikle sorumlu olan kişi öğretmendir.
 
Her iki uçta yer alan bu yaklaşımların arasında ise Kavramsal-Kaynaştırma Yaklaşımı (Conceptual-Infusion Approach) düşünmeyi hem de içeriği (bilgiyi) öğretecek şekilde, standart müfredat içeriğini yeniden yapılandırır. Ekleme ve Kaynaştırma yöntemleri arasındaki başlıca fark, Kaynaştırma Yönteminde hangi düşünce becerisi üzerinde çalışılacağı açıkça söylenir.   Örneğin böyle bir sınıfta öğretmen “Bugün Kurtuluş Savaşını işlerken kullanacağımız düşünme becerisi anlam-sonuç çıkarmadır” diyecektir.  Öğrenciler kavramsal olarak içeriği öğrenirken, karmaşık düşünceyle de iç içedir.
Kavramsal-Kaynaştırma Yaklaşımı hem pragmatik hem de kuramsal nedenlerle daha fazla tercih edilir. İlk önce bu yöntem kısıtlı zamanı kullanma açısından çok uygundur.  İkinci olarak, hangi düşünce becerisinin kullanılacağının öğrencilere bildirilmesi, farkındalığı arttırır ve daha sonra üzerinde durulacak olan meta-bilişsel yeteneği geliştirir.  Suya eklenen şeker gibi, düşünce becerilerinin öğretimi eğitim programına eklenebilir ve gerektiğinde de gereksiz görülen içerik çıkarılabilir, çünkü düşünme yeteneği seçilmiş gerçekleri  ezberlemekten çok daha önemlidir.


Düşünme Becerileri Kimlere Öğretilmelidir?


    Sadece üstün yetenekli öğrenciler değil, zekâ düzeyi ne olursa olsun, bütün öğrenciler daha iyi düşünebilmeyi öğrenmelidir.  Farklı öğrenciler farklı düzeylerde düşünce sergilerler.  Düşünce üretmeleri için bazı öğrencileri daha uzun süre beklemek, hatta biraz zorlamak gerekebilir, fakat sabır, azim ve alıştırmalarla herkese düşünebilme becerisi kazandırılabilir.  Her öğrencinin aktif katılımına izin verecek şekilde  yapılaştırılan bir sınıfta, birçok öğrenci en az parlak öğrenciler kadar iyi düşünebilir.  Burada önemli olan seçimimizi, her problemin yeni geldiği  pasif gözlemcilerden mi, yoksa güven ve başarıyı besleyen bir takım becerilerle her probleme yaklaşan aktif öğrencilerden  yana mı kullanacağımızdır.


Düşünen Sınıf Geleneksel Sınıftan Ne Bakımdan Farklıdır?
    Geleneksel sınıfta  öğretmen otoriter ve denetimci bir şekilde bilgileri ileterek, konuşmanın çoğunu kendisi yapar.  Düşünen sınıfta ise, öğretmen öğrencilerin zorlayıcı görevlere meydan okumalarını, düşünmelerini ve risk almalarını kolaylaştırır ve teşvik eder.  Böyle bir sınıfta öğrenciler sık sık birbirleriyle ve öğretmenleriyle ters düşebilir.
    Düşünen bir sınıfta etkinlikler öğretmen-yönetiminde büyük-grup tartışmalarından işbirlikçi öğrenme gruplarına doğru bir yayılma gösterir. Düşünmeyi öğretmenin anahtarı, ne tür yapının ne zaman kullanılacağını bilmektir.  Tüm grup veya küçük gruplarda iki tip format söz konusudur:
•    Tüm grup – öğretmen yönetimli
•    Tüm grup – öğrenci yönetimli
•    Küçük grup – işbirlikçi öğrenme
Hiçbir format düşünmeyi öğretmek için en iyi yoldur diyemeyiz.  Öğrencilerin gereksinmeleri olduğu kadar belirli beceriler ve içerik de sınıfın yapısını belirler.  Olgun, görev sorumluluğu taşıyan bir grup, öğretmen-yönetimli bir formattan öğrenci-yönetimli formata ve son olarak da işbirlikçi öğrenmenin gerçekleştiği küçük gruplara geçiş yapabilir.  Daha sonra,  içerik veya süreç yeni bir yön gerektirdiğinde, gruplar öğretmen-yönetimli tüm-grup formatına dönebilir.  Önemli olan gereksinmeye göre seçici bir değişkenlik gösterebilmektir.
    Zamanla, düşünen bir sınıfta öğretmen ve öğrenciler arasındaki dinamikler değişebilir.  Böyle bir değişim korkutucu ve ara ara da cesaret kırıcı
olabilir.  Diğer taraftan, yeni etkileşimler uyarıcı ve heyecan verici olabilir.  Öğrenciler aktif, öğretmeni tek otorite olarak kabul etmeyen meraklı öğrenciler haline gelirler.  Hem öğretmeni hem de birbirlerini sorgularlar.  İtiraz ederler, tartışırlar. Önceden var olmayan bir enerji ve heyecan düzeyi oluşur.


II. DÜŞÜNME


    Düşünmeyi öğretmeyi tartışmadan önce, “düşünmenin” ne anlama geldiğini anlamak gerekir.  Düşünme en basit şekilde bir uyarıcı sunulduğunda beyinde cereyan eden etkinlikler olarak tanımlanabilir.  Beyin, dokunma, görme,  işitme, koku ve tat gibi beş duyu aracılığıyla uyarıcıları alır.  Düşünme ile ilgili birçok kitabın yazarı ve editörü olan ART COSTA, veriler beyin tarafından alınınca,   bilginin ilişkiler şeklinde işlendiğini ve anlam kazandığını açıklar.  Ona göre, bu şekilde düşünürüz.
    Düşünme esnasında beyinde cereyan eden etkinlik görülemez.  Bu nedenle, düşünme, adalet, günah veya güç gibi   soyut bir kavramdır.Bu nedenle, düşünme gerçek değilmiş gibi algılanabilir.  O zaman dikkatler niçin onun üzerine yoğunlaşmaktadır?Çünkü sınıflarımızda sürekli olarak gördüğümüz şey düşünmenin bir sonucudur.  Diğer bir deyiyle, düşünmenin sözel, yazılı, veya kinestetik (harekete dayalı) bir çıktısıdır.
Temel ve Karmaşık-Düzeyli Düşünme  
    Temel (Basic – Lower Level Thinking) ve Karmaşık (Complex –Higher-Level Thinking) Düşünme davranışları olduğu konusunda herkes hem fikirdir.
    Temel Düzeyli Düşünme.  “Temel DüşünmeDüzeyi”
•    Bellek,
•    Hatırlama, Hatıra getirme, Geri Çağırma,
•    Temel kavrama ve
•    Gözlem becerilerini içerir.  


Karmaşık Düzeyli Düşünme
Düşünme becerileri hareketinin öncülerinden olan Berry BEYER, karmaşık-düzeyli düşünme becerileri konusunda varılan ortak görüşü, sosyal ve psikomotor becerilerin aksine insanların düşünme oluşturmalarını,  usa vurmalarını ve yargılamalarını mümkün kılacak temelde zihinsel teknikler veya yetenekler olarak belirtir.  Richard PAUL isimli bir diğer eğitimci ise, karmaşık düşünmenin özelliklerini şöyle belirlemiştir:    
•    Algoritmik değildir (yani problemden önce aksiyonun yolunu çizmek mümkün değildir)
•    Birden çok çözüme sahiptir,
•    Yargıyı içerir,
•    Birden çok kriter kullanır,
•    Çaba gerektirir, ve
•    Anlam yükler.
Genelde en az üç tip karmaşık-düzeyli düşünmenin olduğu kabul edilir:
•    Eleştirel düşünme (critical thinking, bazen usa vurucu veya değerlendirici düşünme olarak da adlandırılır),
•    Yaratıcı düşünme (bazen birden çok çözüme götüren düşünme, yayılan düşünme olarak da adlandırılır), ve
•    Problem çözme.
Bu üç tip düşünmeye ek olarak, karar verme çoğunlukla dördüncü kategori olarak ileri sürülür.  Her bir tip düşünme kendisiyle ilişkili olarak belirgin beceri veya süreçler takımına sahiptir.
Düşünmeyi tartışırken, aralarındaki farka açıklık getirmeden, insanlar beceri ve süreç terimlerini genelde birbirinin yerine kullanırlar. Bu derste süreç terimi, yukarıda sıralanan karmaşık düşünmenin büyük kategorilerine atıfta bulunmak üzere kullanılacaktır.  Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme, ve karar verme süreçleri  oluşturur.  Diğer taraftan, beceriler ise,  her bir süreçle ilişkili olan özel yeteneklerdir.  Örneğin, çıkarımda bulunma, bir kaynağın yararlılığını yargılama, ve  genelleme yapma   eleştirel düşünme   becerileri   olarak kabul edilir.  Karmaşık olarak düşünürken, aynı zamanda yaratıcı ve problem çözme becerilerini de kullanıyor oluruz.  Bu nedenle, bu tür düşünceye  karmaşık düşünce adı verilmektedir.  
Araştırıcıların çoğu, üç veya dört tip düşüncenin varlığını kabul etmede hem fikir olsalar da, sorun bireysel düşünme modellerini bu toplanmış ortak bilgiden inşa etmeye başladıkları zaman ortaya çıkar.  Modeller arasındaki aykırılıkları, çeşitli beceri ve süreçlerin  betimlenmesi için kullanılan farklı kelimelerde ve bunlara çeşitli düzeylerde verilen önemde görmek mümkündür.  Örneğin, bazıları eleştirel düşünmeyi, diğer bütün tipleri içeren geniş bir kategori olarak ele alır.   Diğer bazıları bütün karmaşık zihinsel süreçleri  problem çözmenin şemsiyesi altında toplar.  Aynı şekilde eleştirel düşünmenin yaratıcı düşünmeye olan ilişkisi de tartışmayı yürüten kişiye bağlı olarak değişkenlik gösterir.
 
Eleştirel Düşünme
Karmaşık düşünme tipleri arasında en fazla tartışılanı eleştirel düşünmedir. Çeşitli araştırıcıların  ileri sürdüğü çeşitli tanımlar incelendiğinde, ortaya çıkan bazı ortak özellikler aşağıdaki gibidir.
•    Eleştirel düşünme, basit anımsama sürecinden daha fazlasını gerektirir ve belirli bir beceri düzeyini içerir;
•    Eleştirel düşünme, düşünür açısından bir yargı elemanını içerir;
•    Eleştirel düşünme, (yaratıcı düşünme ile karşılaştırıldığında) bir  derecede mantık ve sistematik usa vurmayı içerir; ve
•    Sorun çözme ve karar vermenin tersine, eleştirel düşünme bir seri adımlar olarak tanımlanmak yerine,  beceriler takımı olarak tanımlanır.


ELEŞTİREL DÜŞÜNME
Tartışmaların dikkatli bir analizi, nesnel kriterlerin kullanımı, ve verilerin değerlendirilmesi tarafından nitelendirilen bir tip karmaşık düzeyli düşünme
 
1. Tümevarımsal (Inductive) düşünme becerileri
•    Neden sonucu belirleme
•    Açık-uçlu problemleri analiz etme
•    Analoji yoluyla usa vurma
•    Çıkarımda bulunma
•    Uygun bilgiyi belirleme
•    İlişkileri fark etme
•    Bir şeyin içyüzünü çabuk kavrama yeteneğine dayalı problemleri çözme

2.    Tümdengelimsel (Deductive) düşünme becerileri
•    Mantığı kullanma
•    Çelişen ifadeleri fark etmek
•    Mantıkî kıyasları (sylllogisms) çözümleme
•    Uzamsal (Spatial) problemleri çözme

3.    Değerlendirici (Evaluative) düşünme becerileri
•    Gerçekler ve kanaat arasında ayırım yapma
•    Bir kaynağın güvenilirliğini yargılama
•    Gözlem raporlarını gözlemle-me ve yargılama
•    Esas mesele ve problemleri belirleme
•    Altında yattığı farz edilen şeyleri fark etme
•    Önyargıları, stereotipleri, klişeleri bulup çıkarma
•    Hipotezleri değerlendirme
•    Verileri sınıflandırma
•    Sonuçları kestirme
•     Bilginin ardıl sentezini gösterme
•    Alternatif stratejileri planlama
•    Bilgideki tutarsızlıkları fark etme
•    İfade edilmiş ve ifade edilmemiş nedenleri belirleme
•    Benzerlikleri ve farkları karşı-laştırma
•    Tartışmaları değerlendirme
 
Yaratıcı Düşünme
    Yaratıcılık alanında en tanınmış araştırıcılardan biri olan TORRANCE, yaratıcı süreci, “sorunlara, yetersizliklere, bilgi boşluklarına, eksik elemanlara, uyumsuzluklara ve vb.e duyarlı olma veya onları fark etme; mevcut bilgideki yeni ilişkileri bir araya getirme; ... sorunlarla ilişkili olarak çözüm arayışı içinde olma, tahminlerde bulunma, veya hipotezler oluşturma” şeklinde tanımlar.  Yargıyı erteleme, sorun bulma, nitelikleri listeleme (attribute listing) ve beyin fırtınası da dahil olmak üzere bireyler yaratıcı bir şekilde düşünürlerken, risk alma, belirsizliğe tolerans, ve merak gibi   çeşitli davranışlar, beceriler de  devrededir.  Torrance ve alandaki diğer araştırıcı ve kuramcıların da ileri sürdüğü gibi yaratıcı ürünlerin dört temel bileşeni vardır.  Bunlar: esneklik, özgünlük, akıcılık, ve zenginleştirmedir (ayrıntılandırmadır).
 
YARATICI DÜŞÜNME

Yeni ve özgün düşünceler üreten karmaşık-düzeyli düşünme türü
 
•    Nesnelerin/durumların özelliklerini sıralama
•    Birçok düşünce üretme (akıcılık)
•    Farklı düşünceler üretme (esnek-lik)
•    Emsali olmayan düşünceler üretme (özgünlük)
•    Ayrıntılı düşünceler üretme (zenginleştirme – ayrıntılandırma)
•    Bilginin sentezini yapma

Problem Çözme

Karmaşık düşünme türlerinin hepsi bir “problemi” ve çeşitli çözüm yöntemlerini içerir.Öyleyse, genel anlamda, sorun çözme bütün karmaşık bilişin bir parçasıdır.  Beyer, Costa ve Presseisen, ve Parnes tarafından ileri sürülen problem çözme tanımları ortak olarak aşağıdaki elemanları içerir:
•    Genellikle problemin tanımıyla başlayan bir seri adımlar;
•    Olası çözümleri ileri sürerken bir derece yaratıcılık; ve
•    Çözümün seçimi, çözümün uygulanması, ve sonuçların değerlendirilmesi

Karar Verme

Bazıları tarafından problem çözme ayrı bir düşünme tipi olarak kabul edilir.  Karar verme, karar alma, veya karara ulaşma sürecidir.  Birçok kişi karar vermenin yaşam boyu kullandığımız anahtar bir beceri olduğuna inanırlar.  Ancak, diğer tanımlarda da olduğu gibi, karar vermenin özel yorumları kişiden kişiye değişir.
 
Karar vermenin en yararlı tanımları aşağıdaki bileşenleri içerir:
•    Bir seri adımlar
•    Alternatif kararların üretilmesi, ve
•    Önceden seçilmiş kriterleri kullanarak, alternatiflerin değerlendirilmesi.               



  FACEBOOK YORUMLARI