Üstün Zekâlılar Enstitüsü Tüm makaleler

Çok Dilli Üstün Zekâlılar ve Yeteneklileri Görmek: Dil Düzeyi ile Potansiyel Nasıl Ayrılır?

Çok Dilli Üstün Zekâlılar ve Yeteneklileri Görmek: Dil Düzeyi ile Potansiyel Nasıl Ayrılır?

Bir çocuk matematiksel örüntüyü arkadaşlarından önce görüyor, karmaşık bir düzenek kuruyor ya da iki dil arasında şaşırtıcı bağlantılar yapıyor; fakat okulun eğitim dilinde düşüncesini henüz akıcı biçimde açıklayamıyor. Bu durumda düşük görünen sözlü puan, çocuğun öğrenme kapasitesini değil, o anda hangi dilde ne kadar rahat performans gösterebildiğini yansıtabilir. Sorun çocuğun çok dilli olması değil; değerlendirme aracının dil yeterliği ile akademik potansiyeli birbirinden ayırmamasıdır.

Çok dilli üstün zekâlılar ve yetenekliler, yeteneklerini her zaman okulun alıştığı biçimde sergilemez. Hızlı öğrenme; evde kullanılan dilde ayrıntılı anlatım, yeni bir dilin yapısını sezme, görsel bir problemi özgün yoldan çözme veya kısa sürede geri bildirimden yararlanma şeklinde ortaya çıkabilir. Adil tanılama, standartları düşürmek anlamına gelmez. Amaç, aynı eğitim hizmetinden yararlanabilecek öğrencilerin potansiyelini gereksiz dil engelleri olmadan görebilmektir.

Dil puanı, düşünme kapasitesinin tamamı değildir

Bir test sorusunu anlamak, cevabı kurmak ve bunu okulun eğitim dilinde ifade etmek farklı becerilerdir. Öğrenci kavramı biliyor olsa bile yönergelerdeki sözcükler, kültürel göndermeler ya da yanıt biçimi performansı sınırlayabilir. Bu nedenle tek bir sözel test sonucunu doğrudan ‘yetenek düzeyi’ diye yorumlamak güvenli değildir. Öte yandan yalnız sözel olmayan bir test kullanmak da bütün sorunu çözmez; şekil ve desen görevleri de belirli deneyimlere, test alışkanlığına ve öğretilmiş stratejilere dayanabilir.

Mun ve arkadaşlarının 50 kuramsal ve ampirik çalışmayı incelediği sistematik derleme, çok dilli öğrenciler için tek bir ‘kültürden bağımsız’ araç aramak yerine birden fazla bakış açısı öneriyor: adil bir yönlendirme süreci, farklı kanıt türleri, öğrenciyi problem çözerken gözleme, aileye erişim ve eğitimcilerin mesleki gelişimi. Başka bir deyişle asıl soru ‘Hangi test kusursuz?’ değil, ‘Farklı kanıtlar aynı öğrencinin hazırbulunuşluğu hakkında nasıl bir örüntü gösteriyor?’ olmalıdır.

Önce herkes için kapıyı açın

Yalnız öğretmen veya aile aday gösterdiğinde, sınıfta sözel olarak en görünür olanlar daha kolay fark edilir. Card ve Giuliano’nun büyük bir okul bölgesindeki doğal deney çalışması, ikinci sınıflara uygulanan evrensel taramanın uygunluk standardı değişmeden ekonomik açıdan dezavantajlı ve az temsil edilen gruplardan daha fazla öğrencinin üstün yetenek programlarına yerleşmesini sağladığını gösterdi. Araştırmada İngilizce öğrenen öğrenciler de geleneksel veli ve öğretmen yönlendirme sisteminde eksik yönlendirilmiş gruplar arasındaydı.

Evrensel tarama nihai tanı değildir; görünmeyen adayları sürecin sonraki aşamasına taşıyan geniş bir ilk kapıdır. Taramanın ardından farklı ölçümler, okul içindeki öğrenme fırsatları, dil gelişim bilgisi ve öğrencinin gerçek görevlerdeki performansı birlikte değerlendirilmelidir. Böylece tek bir günde alınan puan kararın tamamı olmaz.

Birden çok kanıtı gerçekten farklılaştırın

‘Çoklu ölçüt’ ifadesi bazen aynı dil yükünü taşıyan üç sınav puanını yan yana koymak anlamına gelir. Oysa üç benzer ölçüm, üç ayrı pencere açmaz. Daha güçlü bir dosyada birbirini tamamlayan kanıtlar bulunur:

  • Evrensel akademik ve bilişsel tarama: Mümkün olduğunca bütün öğrencileri kapsar; geçici dil sınıflandırması adaylığa engel yapılmaz.
  • Performans görevi: Öğrenciye yeni ve zorlayıcı bir problem verilir; yalnız doğru sonuç değil, örüntü görme, strateji değiştirme ve ipucundan yararlanma gözlenir.
  • Gelişim örüntüsü: Bir puan yerine zaman içindeki öğrenme hızı, sınıf içi ürünler ve kısa süreli öğretim sonrası ilerleme incelenir.
  • Bağlama duyarlı gözlem: Sınıf öğretmeni, okulun eğitim dili öğretmeni, üstün yetenek eğitimi uzmanı ve mümkünse öğrencinin ev dilini bilen biri aynı davranışı farklı ortamlarda değerlendirir.
  • Aile bilgisi: Çocuğun evde hangi dilde okuduğu, hangi konulara kendiliğinden yöneldiği ve okul dışında ürettiği çalışmalar ailenin rahat kullandığı dilde sorulur.

Bu yaklaşımın uygulamadaki karşılığına ilişkin önemli kanıtlardan biri, Gubbins ve arkadaşlarının üç eyalette, dokuz bölgedeki 16 okulda yürüttüğü araştırmadır. İngilizce öğrenen öğrencilerin üstün yetenek programlarında orantılı temsil edildiği bu okullardaki 225 katılımcının görüşmeleri dört ortak uygulamayı öne çıkardı: evrensel tarama, alternatif tanılama yolları, paydaşlar arasında iletişim ağı ve mesleki gelişim.

Karşılaştırma grubunu doğru seçin

Yeni dil öğrenen bir öğrenciyi, o dili doğumdan beri kullanan sınıf arkadaşlarıyla yalnız sözel akıcılık üzerinden karşılaştırmak potansiyeli perdeleyebilir. Daha anlamlı sorular şunlardır: Benzer süre boyunca eğitim diline maruz kalan öğrenciler arasında kim daha hızlı kavrıyor? Öğrenci kendi okulundaki benzer öğrenme fırsatlarına sahip akranları içinde nasıl performans gösteriyor? Yeni bir kavram öğretildiğinde kim az ipucuyla genelliyor?

Yerel ve bağlamsal karşılaştırma, düşük beklenti üretmemelidir. Çıta, öğrencinin gireceği programın gerektirdiği öğrenmeye hazır oluşla bağlantılı kalmalıdır. National Association for Gifted Children’ın değerlendirme ilkeleri, kullanılan ölçümlerin programın üstün yetenek tanımıyla uyumlu olmasını, birden fazla aracın gerekçeli biçimde birleştirilmesini ve tanılama sürecinin hangi grupları nasıl etkilediğinin düzenli olarak değerlendirilmesini öneriyor.

Okul için uygulanabilir altı adım

  1. Veriyi görünür kılın: Aday gösterilen, değerlendirilen, kabul edilen ve hizmete devam eden öğrencileri ev dili, dil öğrenme durumu, sınıf ve okul düzeyinde izleyin. Büyük fark varsa sorunu öğrencide değil sürecin hangi kapısında oluştuğunda arayın.
  2. Adaylık şartını kaldırın: Belirli sınıf düzeylerinde tüm öğrencileri tarayın; öğretmen ve aile yönlendirmesini ek yol olarak koruyun.
  3. Dil yükünü etiketleyin: Her ölçüm için ‘Bu görev ne kadar okul dili gerektiriyor?’ sorusunu yazılı hale getirin. Yüksek dil gerektiren sonuçları başka kanıtlarla dengeleyin.
  4. Öğret–gözle–yeniden değerlendir döngüsü kurun: Kısa bir ileri düzey öğrenme fırsatı sunun, öğrencinin geri bildirimden yararlanma hızını ve aktarımını kaydedin.
  5. Çok disiplinli kurul oluşturun: Sınıf, dil eğitimi, psikolojik danışma ve üstün yetenek alanlarından kişilerin kanıtları birlikte yorumlamasını sağlayın.
  6. Kararı bitiş çizgisi saymayın: İlk değerlendirmede seçilmeyen yüksek potansiyelli öğrenciler için yetenek havuzu oluşturun ve yeni kanıt ortaya çıktığında süreci yeniden açın.

University of Connecticut Ulusal Üstün Yetenek Eğitimi Araştırma Merkezi de güvenilir sözel olmayan ölçümlerin toplam sürecin bir parçası olmasını, evrensel taramanın başka araçlarla tamamlanmasını, tanılamanın tek seferlik olay yerine sürekli bir süreç olarak kurulmasını ve aile iletişiminin topluluğun dillerinde yürütülmesini öneriyor.

Aileler hangi kanıtları hazırlayabilir?

Aile, çocuğun yeteneğini kanıtlamak için evde yeni bir sınav düzenlemek zorunda değildir. Çocuğun kendi seçtiği karmaşık kitaplar, iki dilde kurduğu açıklamalar, uzun süre geliştirdiği bir tasarım, yetişkin düzeyindeki merakı gösteren sorular ve kısa sürede öğrendiği yeni beceriler tarihleriyle kaydedilebilir. Okula şu sorular yöneltilebilir: Süreç bütün öğrencileri tarıyor mu? Ev dilindeki örnekler kabul ediliyor mu? Testin dil yükü nasıl yorumlanıyor? İlk karardan sonra yeniden değerlendirme yolu var mı?

Çok dilli üstün zekâlılar ve yetenekliler için adil tanılama, çocuğun dilini ‘gürültü’ saymakla değil, dil deneyimini verinin bir parçası olarak anlamakla başlar. Potansiyel tek bir puanda aranmadığında; öğrenme hızı, problem çözme, ürünler, gözlemler ve aile bilgisi aynı dosyada buluşur. Böyle bir sistem yalnız daha kapsayıcı değildir; kimin sunulacak ileri düzey eğitimden gerçekten yararlanacağını daha geçerli biçimde görmeye çalışır.

Kaynaklar

Fotoğraf: Houston’daki Wharton Dual Language Academy’nin gerçek okul binası. Fotoğraf: WhisperToMe / Wikimedia Commons. CC0 1.0 kamu malı adamasıyla yayımlanmıştır. Görsel 16:9 oranında kırpılmış ve WebP biçimine dönüştürülmüştür.