HABER ARŞİVİ
PISA ve ABD Verisi: İleri Matematik Derslerinin Etkisi Bağlama Göre Değişiyor

Özgün kaynak: High Ability Studies dergisinde 17 Ekim 2026'da çevrim içi yayımlanan yeni çalışma, yüksek matematik başarısı gösteren ergenlerde okul yapılarının başarıyla ilişkisini iki büyük veri setinde karşılaştırdı. Hacettepe Üniversitesi Özel Yetenekliler Eğitimi Ana Bilim Dalı araştırmacısı Şerife Bilgiç Erdem ile Okan Ramazan'ın çalışması, uluslararası PISA 2022 verileriyle ABD'nin HSLS:09 boylamsal araştırmasını birlikte ele aldı.
Araştırmanın ortak bulgusu, sosyoekonomik düzeyin her iki veri setinde de üst düzey matematik başarısıyla güçlü biçimde ilişkili olması. Okul düzeyindeki yapılar ise aynı örüntüyü göstermedi: PISA modelinde yetenek gruplama ve ders dışı etkinlikler gibi idari değişkenler anlamlı ilişki üretmezken, ABD verisinde birden fazla Advanced Placement (AP) veya International Baccalaureate (IB) matematik dersi sunan güçlü bir ileri müfredatın bulunması başarıyla pozitif ve anlamlı biçimde ilişkiliydi.
İki veri seti, aynı araştırma sorusuna farklı pencereler açtı
Çalışma, her veri setinde matematik puanı kendi dağılımının yüzde 90'lık diliminde veya üzerinde olan ergenlerle sınırlandı. Bu önemli bir yöntem ayrıntısı: Araştırmacılar, resmî olarak üstün zekâlılar ve yetenekliler programına tanılanmış tek bir öğrenci grubunu incelemedi. Bunun yerine, iki büyük veri setinde ileri matematik performansı gösteren öğrencileri ortak bir başarı eşiğiyle karşılaştırdı.
PISA 2022 için çok düzeyli modelleme kullanıldı; böylece öğrenci özellikleriyle okul bağlamı aynı analizde değerlendirildi. HSLS:09 için ise hiyerarşik regresyon kuruldu. Öğrenci düzeyinde cinsiyet, dil geçmişi ve sosyoekonomik durum; okul düzeyinde de veri setinin sunduğu yönetimsel ve programla ilgili değişkenler incelendi.
OECD'nin resmî açıklamasına göre PISA matematik performansı, 15 yaşındaki öğrencilerin matematiği gerçek yaşam problemlerinde formüle etme, uygulama ve yorumlama becerilerini ölçüyor. ABD Eğitim Bakanlığına bağlı National Center for Education Statistics'ın HSLS:09 araştırması ise 2009'da dokuzuncu sınıfta olan 23 binden fazla öğrenciyi ortaöğretim ve yükseköğretim yılları boyunca izleyen ulusal temsili bir çalışma. HSLS:09; öğrenci, aile, öğretmen, okul yöneticisi ve rehberlerden bilgi toplarken cebirsel akıl yürütme değerlendirmeleri de içeriyor.
Sosyoekonomik düzey iki bağlamda da öne çıktı
Bilgiç Erdem ve Ramazan'ın analizinde sosyoekonomik durum, hem uluslararası PISA örnekleminde hem de ABD örnekleminde matematik başarısının tutarlı bir ilişkisel göstergesi oldu. Bu sonuç, üst dilimde yer alan öğrenciler arasında bile fırsat ve kaynak farklılıklarının ortadan kalkmadığını gösteriyor. Başka bir deyişle yüksek başarı düzeyine ulaşmak, eğitimsel eşitsizlikleri otomatik olarak silmiyor.
Çalışma bu ilişkinin tek bir mekanizmasını kanıtlamıyor. Aile kaynakları, okul seçimi, ileri derslere erişim, özel destek, zaman ve öğrenme materyalleri gibi birçok etken sosyoekonomik değişkenle birlikte hareket edebilir. Bu nedenle bulgu “gelir başarıya doğrudan neden olur” şeklinde okunmamalı; farklı bağlamlarda tekrarlanan güçlü bir ilişki olarak değerlendirilmelidir.
AP ve IB bulgusu neden yalnız ABD verisinde göründü?
PISA 2022 modelinde yetenek gruplama ve ders dışı etkinlik sunumu gibi okul düzeyi idari yapılar, üst düzey matematik başarısıyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki göstermedi. Buna karşılık HSLS:09 modelinde birden fazla AP veya IB matematik dersi gibi kapsamlı ileri müfredat seçeneklerinin bulunması pozitif ve anlamlı bir ilişkiyle öne çıktı.
Bu fark, AP veya IB'nin her ülkede ve her öğrenci için aynı sonucu üreteceğini kanıtlamıyor. PISA çok sayıda eğitim sistemini ortak değişkenlerle karşılaştırıyor; HSLS:09 ise ABD okullarındaki ders sunumlarını daha ayrıntılı biçimde yakalayabiliyor. Yazarlar da okul yapılarının ölçülebilir etkisinin değerlendirme bağlamına ve verinin ayrıntı düzeyine bağlı olduğunu vurguluyor.
Ayrıca “ders okulda var” ile “öğrenci derse adil biçimde erişebiliyor” aynı şey değil. Ön koşullar, öğretmen önerileri, program çakışmaları, ulaşım, ücretler ve öğrencinin okul içindeki yönlendirilme biçimi ileri derslere katılımı değiştirebilir. Yeni çalışma, ders varlığının başarıyla ilişkisini gösteriyor; bu derslerin kimlere açıldığını veya katılımın nedenlerini tek başına açıklamıyor.
Üstün yetenek eğitimi açısından ne anlama geliyor?
Sonuçlar, üstün zekâlılar ve yetenekliler için desteğin yalnız tanılama anına indirgenemeyeceğini hatırlatıyor. Öğrenci yüksek potansiyeliyle tanındıktan sonra okulun sunduğu ileri içerik, uzman öğretmen, uygun hız ve süreklilik belirleyici olabilir. Özellikle matematikte bir üst düzey dersin bulunması kadar, birbirini izleyen güçlü bir ders dizisinin kurulması önem taşıyor.
Okullar bu bulgudan hareketle üç soruyu inceleyebilir: İleri matematik yolu kaç yıl boyunca kesintisiz ilerliyor? Bu yola giriş ölçütleri farklı öğrenci grupları için aynı biçimde uygulanıyor mu? Dersleri açmak için yeterli öğretmen, zaman ve öğrenci desteği var mı? Aileler ise yalnız “okulda AP/IB var mı?” sorusuyla yetinmeyip hangi sınıfta başlanabildiğini, ön koşulları, derslerin ne sıklıkla açıldığını ve öğrencinin hazır olmadığı noktada hangi desteklerin sunulduğunu sorabilir.
Çalışmanın sınırları
Araştırma gözlemsel veri kullanıyor; bu nedenle okul yapılarının yüksek matematik başarısına neden olduğunu kanıtlamıyor. Üst yüzde 10 eşiği de klinik veya eğitimsel bir üstün yetenek tanısı değil. İki veri setinin yılları, ölçümleri ve okul değişkenleri aynı olmadığı için bulgular bire bir eşdeğer deneyler gibi okunamaz.
Bununla birlikte çalışma, yüksek başarı gösteren ergenlerde öğrenci geçmişi ile okul fırsatlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin güncel ve karşılaştırmalı kanıt sunuyor. En net mesaj, tek bir okul uygulamasının her bağlamda aynı sonucu vermediği; ancak ileri öğrenme fırsatlarının niteliği ve erişilebilirliğinin özellikle ayrıntılı ulusal verilerde görünür hâle gelebildiği.
Kaynaklar
- Bilgiç Erdem ve Ramazan — “The context of support: The role of school administrative structures in mathematics achievement for gifted adolescents in PISA 2022 and HSLS:09”, High Ability Studies, ilk çevrim içi yayın: 17 Ekim 2026.
- Hacettepe Üniversitesi AVESİS — çalışma kaydı ve özeti.
- OECD — PISA 2022 veri tabanı ve yöntem belgeleri.
- National Center for Education Statistics — High School Longitudinal Study of 2009 (HSLS:09).
- Hacettepe Üniversitesi — Özel Yetenekliler Eğitimi Ana Bilim Dalı araştırmacıları.
Fotoğraf: Çalışmanın ilk yazarının görev yaptığı Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'ndeki Mühendislik Fakültesi binası. Gargarapalvin (Görkem Yavuz) / Wikimedia Commons, 24 Ağustos 2024; CC BY-SA 4.0. Özgün 4096×3072 fotoğraf 16:9 oranında kırpılmış, 1600×900 piksele ölçeklenmiş ve WebP biçimine dönüştürülmüştür; türev görsel aynı lisansla sunulur.
Tüm haberler