Üstün Zekâlılar Enstitüsü Tüm haberler

Üç Tanılama Aracının Uyuşması Sınırlı: Yeni Çalışma Çoklu Yol Öneriyor

Üç Tanılama Aracının Uyuşması Sınırlı: Yeni Çalışma Çoklu Yol Öneriyor

Journal of Advanced Academics dergisinde 21 Ekim 2026'da çevrim içi yayımlanan yeni çalışma, üstün zekâlılar ve yetenekliler için kullanılan üç farklı tanılama aracının aynı beceri profilini ne ölçüde yakaladığını inceledi. Thomas Connors liderliğindeki araştırma ekibi, ABD'nin güneydoğusundaki bir devlet okulunda anaokulundan üçüncü sınıfa kadar yaklaşık 100 öğrencinin sonuçlarını karşılaştırdı.

Araştırmanın dikkat çekici bulgusu, üç araç arasındaki sıralama ilişkilerinin yalnız 0,16 ile 0,37 arasında kalması. Yazarlar bu pozitif fakat sınırlı ilişkileri, araçların bütünüyle aynı şeyi ölçmediğinin; farklı ama kısmen örtüşen yetenek ve eğilim kümelerini yakalayabileceğinin işareti olarak yorumladı. Bu nedenle çalışmanın sonucu “en iyi test hangisi?” sorusundan çok, “tek bir test kimi görünür, kimi görünmez kılıyor?” sorusunu öne çıkarıyor.

Hangi üç araç karşılaştırıldı?

Ekip, üstün yetenek hizmetlerine öğrenci belirlemek amacıyla önerilmiş üç özel ölçümü ele aldı: Test of Mathematical Abilities for Gifted Students (TOMAGS), Screening Assessment for Gifted Elementary and Middle School Students (SAGES) ve Raven's Coloured Progressive Matrices (Raven Renkli Progresif Matrisler). Araştırma nicel, betimsel ve korelasyonel bir tasarımla yürütüldü.

Bu araçların adları bile farklı odaklara işaret ediyor: biri matematiksel yetenek için geliştirilmiş, biri üstün yetenek taramasını amaçlıyor, diğeri ise şekiller arasındaki örüntü ve ilişkileri kullanıyor. Ancak yeni çalışma yalnız teorik içerikleri karşılaştırmakla yetinmedi; aynı öğrenci grubunda her bir aracın ürettiği sıralamaların birbirine ne kadar benzediğini inceledi.

0,16–0,37 aralığı ne anlatıyor?

Araştırmacılar test sonuçları arasındaki ilişkiyi Kendall'ın tau katsayısıyla hesapladı. Bildirilen katsayılar 0,16 ile 0,37 arasındaydı. Pozitif değerler, bir araçta daha yüksek sırada bulunan öğrencilerin diğerinde de genel olarak daha yüksek sırada bulunma eğilimi olduğunu gösteriyor. Fakat ilişkinin kusursuz olmaktan uzak olması, öğrencilerin üç araçta aynı sıraya dizilmediği ve araçların birbirinin yerine doğrudan kullanılamayabileceği anlamına geliyor.

Burada önemli bir ayrım var: Korelasyon, hangi aracın “doğru” olduğunu söylemez. Üç aracın zayıf ya da orta düzeyde ilişkili olması tek başına birinin geçersiz olduğunu da kanıtlamaz. Araştırmanın sunduğu kanıt, seçilen ölçme aracının tanılanacak öğrenci profilini etkileyebileceği ve tek bir puanın yüksek potansiyelin tüm biçimlerini temsil etmeyebileceği yönünde.

Çoklu yol, yalnızca daha fazla test demek değil

Yazarlar bulguların, üstün ve ileri öğrenme yeteneklerini tanılamak için birden fazla yol kullanılmasını desteklediğini belirtiyor. Bu ifade, her öğrenciye peş peşe üç test vermenin otomatik olarak daha adil ya da daha isabetli olacağı anlamına gelmiyor. Asıl karar; hangi yetenek alanının aranacağı, hangi aracın o alan için uygun olduğu, eşik puanlarının nasıl belirleneceği ve farklı sonuçların nasıl birleştirileceğiyle birlikte kurulmalı.

National Association for Gifted Children da tanılamada testlerin tek bilgi kaynağı olmaması gerektiğini; nesnel ve öznel birden çok ölçümün birlikte kullanılmasını öneriyor. Kurumun değerlendirme rehberi, dil, engellilik, azınlık statüsü veya düşük gelir gibi etkenler nedeniyle bazı öğrencilerin geleneksel testlerde gözden kaçabileceği uyarısını yapıyor. Yeni araştırma bu gruplar için doğrudan bir adalet analizi sunmuyor; ancak farklı araçların farklı profilleri görünür kılabileceğine ilişkin güncel, ampirik bir örnek sağlıyor.

Okullar bu sonucu nasıl kullanabilir?

Bir okul veya bölge, tanılama sistemini gözden geçirirken önce hizmetin amacını açıkça tanımlayabilir. İleri matematik programına öğrenci seçmekle genel akademik zenginleştirme, yaratıcı üretim ya da alanlar arası yetenek geliştirme için öğrenci belirlemek aynı ölçme planını gerektirmeyebilir. Ölçümün program hedefiyle eşleşmesi, “genel üstünlük” adı altında farklı yeteneklerin tek puana indirgenmesini önler.

İkinci adım, her aracın hangi öğrencileri belirlediğini ayrı ayrı izlemek olabilir. Yalnız toplam kabul sayısı değil; araçlara göre aday havuzu, öğrencilerin hangi ölçümde güçlü göründüğü ve farklı ölçümlerin kesişimi raporlanabilir. Böylece bir testin sürekli olarak aynı öğrenci grubunu dışarıda bırakıp bırakmadığı görülebilir.

Üçüncü adım, karar kurallarını önceden yazmaktır. “Bütün ölçütleri karşılamak”, “ölçütlerden birini karşılamak” ve “bileşik puan kullanmak” aynı öğrencileri seçmez. Yeni çalışmanın gösterdiği sınırlı ilişkiler, bu teknik görünen kuralın programa erişimi doğrudan biçimlendirdiğini hatırlatıyor. Son olarak, tanılama sonrasında öğrencinin gerçekten aldığı hizmet ve gelişim sonuçları izlenmeli; yalnız etiketi kimin aldığına bakmak tanılama sisteminin yararlı olup olmadığını göstermez.

Aileler için çıkarım: Tek sonuç, çocuğun bütün profili değildir

Bir çocuğun bir ölçümde eşik altında, başka bir ölçümde yüksek sonuç alması zorunlu olarak “tutarsızlık” değildir. Görev türü, ölçülen alan, yaş ve gelişim düzeyi sonucu etkileyebilir. Aileler değerlendirme raporunda yalnız toplam puanı değil; hangi alt becerilerin ölçüldüğünü, sonucun hangi norm grubuyla karşılaştırıldığını ve okulun diğer kanıtları nasıl değerlendirdiğini sorabilir.

Bu yaklaşım, istenen sonuca ulaşana kadar test aramak anlamına gelmez. Ama tek bir puanı çocuğun değişmez kapasitesi gibi görmekten kaçınmayı sağlar. Tanılamanın amacı bir kimlik etiketi dağıtmak değil; öğrencinin hangi düzeyde ve türde öğrenme fırsatına ihtiyaç duyduğunu mümkün olduğunca isabetli belirlemektir.

Çalışmanın sınırları

Örneklem yaklaşık 100 öğrenciyle, ABD'nin güneydoğusundaki tek bir devlet okuluyla ve anaokulu–üçüncü sınıf aralığıyla sınırlı. Sonuçlar farklı yaşlara, ülkelere veya tanılama sistemlerine doğrudan genellenemez. Tasarım korelasyonel olduğu için çoklu yolların öğrenci gelişimini artırdığını ya da temsil eşitsizliklerini azalttığını kanıtlamıyor.

Ayrıca düşük örtüşme tek başına iyi veya kötü değildir. Araçlar programın hedeflediği farklı yetenekleri geçerli biçimde yakalıyorsa çeşitlilik yararlı olabilir; ilgisiz özellikleri veya ölçme hatasını yansıtıyorsa sorun oluşturabilir. Bu ayrımı kurmak için daha geniş ve çeşitli örneklemlerde geçerlik, karar doğruluğu, demografik temsil ve uzun dönemli öğrenci sonuçlarının birlikte incelenmesi gerekir.

Yine de çalışma, üstün zekâlılar ve yetenekliler için tanılamanın nötr bir “ölç ve seç” işlemi olmadığını somutlaştırıyor. Hangi araçların, hangi eşiklerin ve hangi birleştirme kurallarının seçildiği; sonuçta hangi yetenek profilinin eğitim hizmetlerine erişeceğini belirliyor.

Kaynaklar

Fotoğraf: Araştırmanın başyazarı Thomas Connors ile üç ortak yazarın bağlı olduğu University of North Carolina at Charlotte kampüsündeki avlu; College of Education binası sağda görülüyor. UNCCTF / Wikimedia Commons, 7 Nisan 2007; CC BY-SA 3.0. Görsel özgün yüksek çözünürlüklü sürümden 16:9 oranında kırpılmış, 1600×900 piksele ölçeklenmiş ve WebP biçimine dönüştürülmüştür; türev görsel aynı lisansla sunulur.