Üstün Zekâlılar Enstitüsü Tüm haberler

234 BİLSEM Öğrencisiyle Çalışma: Başarı Baskısı Daha Fazla Öz Engelleme ve Daha Düşük İyi Oluşla İlişkili

234 BİLSEM Öğrencisiyle Çalışma: Başarı Baskısı Daha Fazla Öz Engelleme ve Daha Düşük İyi Oluşla İlişkili

Siirt Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümünden Halil Aslan’ın üstün yetenekli ergenlerde mükemmeliyetçilik, öz engelleme ve akademik iyi oluş arasındaki ilişkileri inceleyen araştırması, 15 Ekim 2026’da Behavioral Sciences dergisinde yayımlandı. Siirt ve Elazığ Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden 234 öğrenciyle yürütülen çalışma, yüksek kişisel standartlarla aileden algılanan başarı baskısının aynı şey olmadığını gösteren dikkatli bir tablo çiziyor.

Araştırmada daha yüksek kişisel standartlar, daha az akademik öz engelleme ve dolaylı olarak daha yüksek akademik iyi oluşla ilişkiliydi. Algılanan ebeveyn başarı baskısı ise bunun tersi bir örüntü gösterdi: daha fazla öz engelleme ve daha düşük akademik iyi oluşla bağlantılıydı. Yazar, bu ilişkilerin istatistiksel olarak güvenilir fakat küçük olduğunu; kesitsel verilerin neden-sonuç kanıtlamadığını özellikle vurguluyor.

Çalışmaya kimler katıldı?

Katılımcılar, Siirt ve Elazığ BİLSEM’lerinde genel zihinsel yetenek alanında tanılanmış 14–18 yaş arası 234 ergendi; grubun 122’si kız, 112’si erkekti. Öğrencilerin yaş ortalaması 15,29’du. Türkiye’de BİLSEM’lere öğrenci kabulü öğretmen aday göstermesi, grup taraması ve bireysel değerlendirmeden oluşan aşamalı bir süreçle yürütülüyor. Bu araştırmadaki öğrencilerin tamamı genel zihinsel yetenek alanından geliyordu.

Çalışma tek bir zamanda uygulanan kâğıt-kalem ölçeklerine dayanıyor. Öğrenciler kişisel standartlarını, hedeflerinin gerisinde kalma duygusunu, akademik öz engelleme davranışlarını, akademik motivasyonlarını, okul yaşamına ilişkin iyi oluşlarını ve ailelerinden algıladıkları başarı baskısını bildirdi. Araştırma Siirt Üniversitesi etik kurulunun onayıyla yürütüldü.

“Yüksek standart” ile “kendini yetersiz görme” ayrıldı

Araştırma mükemmeliyetçiliği tek bir özellik olarak ele almadı. Birinci boyut, öğrencinin kendisi için yüksek hedefler koymasını anlatan kişisel standartlar; ikinci boyut ise performansını sürekli kendi beklentisinin altında görmesini ifade eden uyuşmazlık duygusuydu. Bu ayrım, üstün zekâlılar ve yetenekliler hakkında sık kullanılan “mükemmeliyetçilik her zaman zararlıdır” genellemesini sınamayı mümkün kıldı.

Öz engelleme ise öğrencinin olası başarısızlığını yeteneğine değil başka bir engele bağlayabilmek için çalışma koşullarını bilinçli ya da alışkanlık hâlinde zayıflatması anlamına geliyor. Erteleme, yeterince hazırlanmama veya çaba göstermediğini önceden ilan etme bu örüntünün örnekleri arasında sayılabilir. Böylece öğrenci kısa vadede benlik algısını korusa da öğrenme fırsatını azaltabilir.

Bulgular ne gösterdi?

Örneklemde kişisel standartlar yüksekti; öz engelleme ortalaması ise düşüktü. Akademik iyi oluş, kişisel standartlarla pozitif; öz engelleme ve ebeveyn başarı baskısıyla negatif ilişkiliydi. Başlangıçta ayrı değişkenler olarak planlanan akademik motivasyon ve akademik iyi oluş, bu örneklemde birbirinden yeterince ayrışmadığı için tek bir akademik iyi oluş yapısı altında modellendi.

Daha yüksek kişisel standartların daha az öz engelleme üzerinden daha yüksek akademik iyi oluşla bağlantısı pozitifti. Aile başarı baskısının öz engelleme üzerinden iyi oluşla bağlantısı ise negatifti. Buna karşılık öğrencinin kendi beklentisinin gerisinde kaldığını düşünmesini ifade eden uyuşmazlık boyutu; öz engelleme veya akademik iyi oluşla anlamlı bir ilişki göstermedi. Bayesçi analiz, bu dolaylı ilişkinin örneklemde pratik olarak ihmal edilebilir olduğuna güçlü kanıt sundu.

Araştırmacı olumlu görünen sonuçları da ölçülü yorumladı. Standartlar ve aile baskısıyla ilgili dolaylı ilişkiler sıfırdan farklı olsa da küçüktü; olası değerlerin büyük bölümü önceden tanımlanan “pratik açıdan ihmal edilebilir” aralıkta kaldı. Ebeveyn baskısının öz engellemenin etkisini güçlendirdiğine ilişkin bir etkileşim kanıtı da bulunmadı.

Öğrenci profilleri beklenenden daha sade çıktı

Kişi merkezli analiz, öğrencileri çok sayıda “uyumlu”, “uyumsuz” veya “mükemmeliyetçi olmayan” tipe ayırmadı. En uygun çözüm, yalnız kişisel standart düzeyleri bakımından ayrılan iki profildi. Gruplar beklentinin gerisinde kalma duygusunda farklılaşmadı. Yazar bu sonucun, mükemmeliyetçilik etiketleriyle öğrencileri hızla sınıflandırmak yerine ölçülen boyutlara ayrı ayrı bakılması gerektiğini gösterdiğini belirtiyor.

Okullar ve aileler için çıkarım ne?

Çalışmanın uygulamaya dönük mesajı, üstün yetenekli öğrencilerin hedeflerini düşürmek veya yüksek standardı başlı başına sorun saymak değil. Öğretmenler ve aileler, hedefin öğrencinin seçimiyle mi yoksa kıyaslama, sürekli memnuniyetsizlik ve sonuç baskısıyla mı kurulduğunu ayırabilir. “Daha iyisini yapmalısın” yerine “Hangi hedef senin için anlamlı, hangi strateji işe yaradı, yardım gerektiğini nasıl anlayacağız?” soruları sürece odaklanmayı destekleyebilir.

Öz engelleme görüldüğünde bunu yalnız tembellik diye yorumlamak da yanıltıcı olabilir. Son geceye bırakma, çalışmayı küçümseme veya başarısızlık için önceden mazeret üretme; öğrencinin yeterliğini korumaya çalıştığı bir başa çıkma örüntüsü olabilir. Danışmanlıkta hedef, cezayı artırmak değil; görevi küçük adımlara bölmek, gerçekçi hazırlık planı kurmak ve sonucu öğrencinin değerinden ayırmak olabilir.

Sınırlar neden önemli?

Araştırma kesitsel, öz bildirime dayalı ve yalnız iki BİLSEM’de yürütüldü. Bu nedenle aile baskısının öz engellemeye yol açtığı ya da yüksek standartların iyi oluşu artırdığı söylenemez; ilişkilerin ters yönde işlemesi veya başka değişkenlerden etkilenmesi mümkündür. Katılım oranı yüzde 39’du ve bulgular farklı yaşlara, yetenek alanlarına veya eğitim sistemlerine doğrudan genellenemez.

Yine de çalışma önemli bir ayrımı görünür kılıyor: Üstün yetenekli bir ergenin yüksek hedefler koyması ile çevresinden sürekli başarı baskısı algılaması aynı psikolojik süreç değil. Yeni bulgular, mükemmeliyetçiliği tek bir etiketle değerlendirmek yerine öğrencinin hedefini, öz engelleme davranışını, aile iklimini ve akademik iyi oluşunu birlikte inceleme gereğini güçlendiriyor.

Kaynaklar

Fotoğraf: Türkiye’de üstün zekâlılar ve yetenekliler için aynı ulusal BİLSEM programında çalışan Esenyurt Bilim ve Sanat Merkezi. Fotoğraf: Türkdüzenlemeci28 / Wikimedia Commons, 14 Eylül 2026; CC0 1.0. Görsel 16:9 oranında kırpılmış ve WebP biçimine dönüştürülmüştür. Fotoğraftaki merkez araştırmanın örneklemindeki Siirt veya Elazığ BİLSEM değildir; aynı ulusal programın başka bir kurumudur.