Üstün Zekâlılar Enstitüsü Tüm haberler

40 Bine Yakın Okulun Verisi: Güvenlik Personeli, Üstün Yetenekli Programlardaki Temsil Açığını Tek Başına Açıklamıyor

40 Bine Yakın Okulun Verisi: Güvenlik Personeli, Üstün Yetenekli Programlardaki Temsil Açığını Tek Başına Açıklamıyor

Gifted Child Quarterly dergisinde 14 Ekim 2026'da çevrim içi yayımlanan yeni bir araştırma, okullardaki güvenlik yapılanması ile Siyah ve Hispanik öğrencilerin üstün yetenekli programlarda orantılı temsil edilmesi arasındaki ilişkiyi inceledi. University of North Texas araştırmacıları Peyton Perduyn, Abdulrahman Alduhayyim, Susan Sanchez ve Jaret Hodges, ABD Eğitim Bakanlığının 2020–2021 Civil Rights Data Collection kayıtlarını kullandı.

Çalışma, Siyah öğrencilerin temsiline ilişkin modellerde 37.962, Hispanik öğrencilerin temsiline ilişkin modellerde ise 40.944 okul kampüsünü kapsadı. Araştırmacılar güvenlik görevlisi ve kolluk personeli istihdamını; okulun sosyoekonomik yapısı, yerleşim türü, öğrenci sayısı, öğrenci-öğretmen oranı ve ırksal bileşimi gibi değişkenlerle birlikte değerlendirdi.

Soru, güvenliğin varlığından daha dar

Araştırmanın odağı “Okul güvenliği iyi mi, kötü mü?” sorusu değil. Ekip, tam zaman eşdeğeri güvenlik görevlisi ve kolluk personeli sayısının, üstün yetenekli programlardaki orantılı temsil ölçüleriyle istatistiksel olarak bağlantılı olup olmadığını sınadı. Kampüsleri okul bölgeleri içinde iç içe ele alan çok düzeyli modeller, bölgeler arasındaki tanılama politikası ve güvenlik harcaması farklılıklarını hesaba katmayı amaçladı.

“Orantılı temsil” de öğrencilerin yalnız toplam sayısını ifade etmiyor. Bir grubun üstün yetenekli programdaki payı, aynı grubun okul nüfusundaki payıyla karşılaştırılıyor. Böylece büyük bir okul ile küçük bir okul ya da farklı demografik yapılardaki kampüsler aynı ölçekte incelenebiliyor.

Güvenlik görevlilerinde karışık ve küçük etkiler

Çalışmanın tam modelleri, Siyah öğrencilerin orantılı temsilindeki farklılığın yüzde 15,7'sini; Hispanik öğrencilerdeki farklılığın ise yüzde 11'ini açıkladı. Ancak bu oranlar güvenlik personelinin tek başına etkisini göstermiyor. Sosyoekonomik durumdan okul büyüklüğüne kadar modeldeki bütün değişkenlerin birlikte açıkladığı payı ifade ediyor.

Nihai modellerde tam zaman eşdeğeri güvenlik görevlisi istihdamı için karışık sonuçlar bulundu; yazarlar bunların pratik büyüklüğünü sınırlı olarak nitelendirdi. Tam zaman eşdeğeri kolluk personeli istihdamının ise Siyah veya Hispanik öğrencilerin orantılı temsili üzerinde istatistiksel bir etkisi görülmedi. Dolayısıyla veriler, okul güvenlik kadrolarının temsil açığını doğrudan yarattığı ya da ortadan kaldırdığı sonucunu desteklemiyor.

Nedensellik iddiası yok

Araştırmacılar özellikle nedensellik iddiasında bulunmadıklarını belirtiyor. Kullanılan veriler aynı dönemdeki okul özellikleri ile program temsilini gözlemsel olarak karşılaştırıyor. Güvenlik personeli sayısını değiştiren bir deney yapılmadığı için, görülen bağlantıların yönü veya arkasındaki mekanizma kesinleştirilemiyor.

Bu sınırlılık, “ilişki bulunmadıysa sorun yoktur” anlamına da gelmiyor. Yazarların çerçevesine göre üstün zekâlılar ve yetenekliler alanındaki kalıcı eksik temsil; yönlendirme, sınama ve program erişimi kadar okul ikliminin daha az görünür özellikleriyle birlikte ele alınmalı. Yeni çalışma, güvenlik uygulamalarını bu daha geniş eşitlik incelemesine dahil ediyor; ancak tek bir personel göstergesinin karmaşık temsil farkını açıklayamayacağını gösteriyor.

Tanılama politikası için çıkarım

Okullar açısından bulgunun en önemli sonucu, çözümün tek bir idari değişkende aranamayacağı. Üstün yetenekli programlarda kimlerin fark edildiğini anlamak için aday gösterme yolları, evrensel tarama, kullanılan ölçme araçları, öğretmen beklentileri, programa kabul ölçütleri ve hizmete fiilen devam oranları ayrı ayrı izlenmeli.

Benzer biçimde, güvenlik kadrosunun sayısı okul deneyiminin tamamını göstermiyor. Görev tanımı, öğrencilerle etkileşimin niteliği, disiplin politikaları ve farklı öğrenci gruplarının aidiyet algısı aynı personel sayısına sahip iki okulda çok farklı olabilir. Çalışma bu süreçleri doğrudan ölçmediği için, sonraki araştırmaların nicel personel verisini öğrenci ve aile deneyimleriyle birleştirmesi gerekiyor.

Aileler ve eğitimciler için pratik soru şudur: Öğrenciler hangi aşamada görünmez oluyor? Tarama listesine girme, değerlendirmeye erişme, uygun bulunma ve programa katılma basamaklarının her birinde veriyi öğrenci gruplarına göre ayırmak, toplam kayıt sayısının gizleyebildiği eşitsizlikleri ortaya çıkarabilir. Okul iklimi göstergeleri de bu izlemeye eşlik ettiğinde yetenek tanılama daha şeffaf ve denetlenebilir hâle gelir.

Kaynaklar

Fotoğraf: Araştırmacıların bağlı olduğu University of North Texas'ın Denton kampüsündeki Hurley Administration Building. Fotoğraf: Michael Barera / Wikimedia Commons, 12 Eylül 2015; CC BY-SA 4.0. Görsel 16:9 oranında kırpılmış ve WebP biçimine dönüştürülmüştür.