HABER ARŞİVİ
Robert Sternberg, Yapay Zekâ Çağında Üstün Yetenek Tanımının Yenilenmesini Önerdi

ABD’li psikolog Robert J. Sternberg, yapay zekânın uzun süredir üstün yeteneği tanımak ve geliştirmek için kullanılan birçok görevi insanlardan daha iyi yerine getirebilmesinin, alanın temel ölçütlerini yeniden düşünmeyi zorunlu kıldığını savundu. Sternberg’in değerlendirmesi, hakemli Gifted Education International dergisinde 24 Eylül 2026’da çevrim içi yayımlandı.
“Giftedness in the Age of AI” başlıklı çalışma deneysel bir sınıf uygulaması ya da yeni bir zekâ testi sunmuyor. Yazar, mevcut literatürü tartışan kuramsal bir öneri geliştiriyor. Bu ayrım önemli: makalenin sonucu, belirli bir tanılama aracının geçersiz olduğunun kanıtlandığı değil; yapay zekânın üretim kapasitesi karşısında üstün zekâlılar ve yetenekliler alanının neyi değerli saydığını yeniden sorgulaması gerektiği yönünde.
Geleneksel ölçütlere yapay zekâ itirazı
Sternberg’in çıkış noktası, yüksek düzeyde sözel üretim, problem çözme ya da bilgiye dayalı görevlerin artık yalnız insana özgü bir performans göstergesi olarak görülememesi. Makalenin özetine göre yapay zekâ, üstün yeteneği tanımada ve geliştirmede tarihsel olarak kullanılan görevlerin çoğunda insan performansını yakalayabiliyor ya da aşabiliyor.
Bu durum, öğrencinin tek bir etkileyici ürününün nasıl yorumlanacağına dair yeni bir sorun doğuruyor. Ortaya çıkan metin, çözüm veya tasarım yüksek nitelikli olabilir; ancak bu niteliğin ne kadarı öğrencinin bağımsız düşünmesine, ne kadarı kullanılan araca ve öğrenciyle araç arasındaki etkileşime dayanıyor? Yeni makale, bu soruya hazır bir puanlama anahtarı vermiyor. Bunun yerine alanın, “yüksek performans” ile “geliştirilmeye değer insan kapasitesi” arasındaki ilişkiyi yeniden kurması gerektiğini ileri sürüyor.
“Dönüştürücü üstün yetenek” önerisi
Sternberg, geleneksel yaklaşımın yerine dönüştürücü üstün yeteneğin merkeze alınmasını öneriyor. Dergide yayımlanan özette bu kavram, yeteneğin daha iyi bir dünya oluşturmaya yöneltilmesi olarak açıklanıyor. Buna karşılık “işlemsel üstün yetenek”, kişinin sahip olduğu güçlü yönleri öncelikle kendi kazancı için kullanmasıyla ilişkilendiriliyor.
Öneri böylece tanılamanın odağını yalnızca “Kim daha yüksek puan aldı?” sorusundan “Bu kapasite hangi amaçla ve kimin yararına kullanılacak?” sorusuna taşıyor. Sternberg ayrıca geleneksel üstün yetenek modelinin toplumsal bölünmeleri artırabildiğini savunuyor. Bu, makalenin yazar tarafından ileri sürülen kuramsal tezi; yeni yayımlanan çalışmada ölçülmüş bir nedensel sonuç olarak sunulmuyor.
Yaklaşım, üstün yeteneğin akademik başarı veya bilişsel hızla ilgisiz olduğunu söylemiyor. Daha çok, yüksek kapasitenin tek başına yeterli bir eğitim hedefi olup olmadığını sorguluyor. Yapay zekâ belirli ürünleri daha hızlı ve etkileyici biçimde üretebildikçe; muhakemenin amacı, etik sorumluluk, özgün problem seçimi ve toplumsal etki gibi boyutların önem kazanacağını ileri sürüyor.
Tanılama ve eğitim programları için ne anlama gelebilir?
Makale doğrudan bir okul politikası önermediği için, mevcut tanılama süreçlerinin hemen değiştirilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. Standartlaştırılmış ölçümler, öğretmen gözlemleri, akademik kanıtlar, yaratıcılık ürünleri ve gelişimsel bilgiler farklı amaçlarla kullanılmaya devam ediyor. Sternberg’in önerisi, bu kanıtların yorumlandığı hedef çerçevesine yöneliyor.
Eğitimciler açısından tartışma üç pratik soruyu gündeme getiriyor: Öğrencinin bir ürünü oluştururken yapay zekâyı nasıl kullandığı görünür mü? Değerlendirme yalnız son ürüne mi, düşünme sürecine ve gerekçelendirmeye de mi bakıyor? Programlar öğrencinin kişisel başarısının yanında başkalarına ve ortak sorunlara katkı üretmesini de teşvik ediyor mu?
Bu sorular, yapay zekâ kullanımını tümüyle yasaklamak ile sınırsız kabul etmek arasında daha açıklayıcı bir değerlendirme yaklaşımına işaret ediyor. Öğrencinin kaynak seçimi, araçtan gelen çıktıyı sınaması, hataları fark etmesi, kararlarını savunması ve çözümün etkilerini tartışması; yalnız sonuç puanından farklı bilgiler sağlayabilir.
Alanı uzun süredir tartışan bir araştırmacı
Cornell Üniversitesi Psikoloji Bölümünün resmî profiline göre Sternberg, College of Human Ecology’de psikoloji profesörü ve Heidelberg Üniversitesinde onursal psikoloji profesörü. Araştırma alanları arasında zekâ, yaratıcılık, bilgelik, düşünme biçimleri, öğretme ve öğrenme yer alıyor. Sternberg geçmişte American Psychological Association başkanlığı da yaptı.
Yeni makalenin yayımlanması, yapay zekânın yalnızca ders araçlarını değil, üstün yeteneğin tanımı ile eğitim programlarının amaçlarını da etkileyen bir tartışma başlattığını gösteriyor. Çalışma henüz uygulanmış bir modelin sonuçlarını bildirmiyor; alan için açık bir yön öneriyor: insan yeteneğini, yapay zekânın taklit edebildiği çıktılardan çok, bu kapasitenin sorumlu ve dönüştürücü biçimde nasıl kullanıldığı üzerinden düşünmek.
Kaynaklar
- Gifted Education International — Robert J. Sternberg, “Giftedness in the Age of AI: A Transformational Proposal for Replacing a Model That is Becoming Triple O—Old, Outdated, and Obsolete”, çevrim içi ilk yayın: 24 Eylül 2026.
- DOI: 10.1177/02614294261490228.
- Cornell University Department of Psychology — Robert Sternberg resmî akademik profili, erişim: 29 Eylül 2026.
Görsel kredisi ve lisans: Robert J. Sternberg, 1 Kasım 2011’de Oklahoma Creativity Forum’da konuşurken. Fotoğraf: Wesley Fryer / Wikimedia Commons. CC BY 2.0. Görsel 16:9 oranına uyarlanmış ve WebP biçimine dönüştürülmüştür.
Tüm haberler